1. Louis Armstrong & Ella Fitzgerald - Love Is Here To Stay2. Nina Simone - Brown Eyed Handsome Man
3. Annie Lennox - I Saved The World Today
4. The Temptations - My Girl
5. Ronan Keating - When You Say Nothing At All
The reasonable man adapts himself to the world; the unreasonable one persists in trying to adapt the world to himself. Therefore, all progress depends on the unreasonable man.
Bu statta yapılan herhangi bir organizasyon kimseye tat vermiyor bu ülkede artık. Gidip izlemek zaten ayrı dert de, televizyondan bile insana bir bıkkınlık geliyor. Havasından, suyundan demek lazım. Beşiktaşlı arkadaşların Fenerbahçe' yle oynama konusundaki eleştrilerini de anlayamıyorum. Sonuçta ortada belli bir prosedür var. Üzerinde bik bik konuşmaya lüzum yok.
İlk "Los Galacticos" döneminden alınan derslerin sınavı bu Real Madrid için. Eskisi gibi bütün konsantrasyonu hücuma yığıp, bir facia yaratmak istemiyorlar haliyle. Kaka - Ronaldo - Raul - Benzema 'nın arkasını Lassana Diarra' ya bırakamazlardı elbet. Geçen sezon kıymete bindiği Liverpool' da 2 sene önce istenmeyen adamdı. Şimdi "gitme" diye pankart açıyorlar ama ne fayda? Bir Real Madrid sempatizanı olarak beni mutlu eden bir transfer bu. Madrid' de geçen sene ön libero bölgesi Fenerbahçe' nin Maldonado - Josico dönemini andırıyordu. Şu aşamada en gerekli oyunculardan biriydi Alonso. Manchester' dan sonra Liverpool da kan kaybediyor. Chelsea seneye ligi alır diye de yollayalım aradan.
Haldun Üstünel adı artık klişe oldu; ama adam biliyor işini işte. Yıllarca Lincoln' e kral muamelesi yapan Galatasaray taraftarı Elano' yu daha çok benimseyecektir. Yetenek açısından farkları olmadığını düşünsem de karakterleri arasına otoban döşenir bu adamların. Bu yüzden Lincoln' e tercih ederim ben. Arda' ya yine kanat yolları gözükür.
Efendim malum Lakers' ın şampiyonluğu üzerine iki kelam etmek gerek; ancak zaten bugüne kadar herkes okuyacağını okuduğundan ben biraz daha özele inip Kobe Bryant üzerine bir şeyler söylemeye çalışacağım. Kobe'nin son yıllardaki gelişimi ve özellikle Michael Jordan'la karşılaştırılması üzerine....
Beercholic kardeşim ÖSS illeti yüzünden bloguna uzun bir süre ara vermiş (fotoyu da ondan aldım zaten). Ben biraz daha direnmeyi istiyordum ama artık benim de ara verme zamanım geldi. Gelecek sene bu dönemlerde yine dershaneye gidiyor olmamak için işi sıkı tutmak lazım. Haziran ayında geri döneceğim büyük ihtimalle. Üniversiteli biri olarak yeniden karşınıza çıkmak dileğiyle.... Blogu takip eden, ara sıra da olsa yorum yazan herkese teşekkürler. Futbolsuz kalmayın!
A grubu: Chelsea, Roma, Bordeaux, Cluj
Kardeşim ben Fenerli değil miyim? Ben değil Webaslan diyor zaten Aslan oldu'yu. Kartvizitinde Euro 2004 gol kralı yazmasa bugün gördüğü değeri asla göremeyecek bir adamdır Milan Baros. O turnuva' nın üzerine koyabilmiş midir? Hayır. Gel gör ki Türkiye standartlarının üstünde bir oyuncu olduğu ortada. Fenerbahçe sezonu transfersiz kapatırsa Galatasaray uzun yıllar sonra ligin en iyi kadrosuna sahip takım ünvanını almıştır bugün itibariyle. Baros'u bilmem de Kewell' dan tırsarım ben. Yine de Baros son yıllarda oynadığı havada takılırsa çok verimli olmaz da havaya girerse golleri sıralar.
San Siro'da kralken "çocuğum İngilizce öğrenecek" bahanesiyle Abramovich ve sıcak parasının yanına kaçmıştı. Mourinho'yla yıldızı hiç barışmadı. Hatta oynamazken Abramovich' le yakınlığı vasıtasıyla Mourinho' nun kuyusunu kazdığını bile söyleyenler var. Grant' de kendisine yüz vermeyince çareyi geri dönmekte bulmuş Sheva. Milan' da ondan sonra forveti bir türlü oturtamamıştı. Onlar için de hayırlı olur ama bakalım taraftar onu eskisi gibi bağrına basacak mı? En kısa sürede form tutması gerek. 7 numarayı da Pato'dan alıp ona geri vermezler herhalde.

Fanatik, Fotomaç daha ne olduğunu anlayamadan bir anda Fenerbahçeli olmuştu Kezman. Yıldızının parladığı PSV döneminin ardından başarısızlıkla sonuçlanan Abramovic kontrolündeki Chelsea ve Atletico Madrid maceraları. Fenerbahçe belini yeniden doğrultmak için bir kapıydı,tıpkı Anelka gibi. Gol istatistikleri kötü olmasa da kimi zaman kaçırdığı gollerle kimi zaman da formsuz dönemleri yüzünden sevilmedi Fenerbahçe taraftarları arasında. Ben çok severdim o ayrı tabii. Çok zor dönemler de yaşadı. Manisa'da "help me" diye Tanrıya seslenişi, "Are You Player" vakasında gaza basıp gitmek yerine kapısını açıp o gerizekalıları dinlemesi, sezonun son maçında tribünleri adeta veda ediyormuşçasına gezerken oluşan duygusal hava...
Usain Bolt...Artık kendisine hayvan diyebiliriz çekinmeden. Bugün 200 metre finalini de rekor kırarak kazandı. Bu sene damdan düşer gibi 100 metreye geçmiş, önce dünya rekorunu kırmış, ardından da dalga geçe geçe 100 metre finalini yeni bir rekorla kazanmıştı.Artık herkes gelmiş geçmiş en büyük sprinter diyor onun için. Ben başlığa yazdığım gibi, kısaca hayvan diyorum ona.
Çinliler Bolt ve Phelps' e ne kadar dua etseler azdır. Zira bu iki efsane sayesinde unutulmazlar arasına girdi bu Olimpiyatlar
*Evet efendim en sonunda döndük. Yarından itibaren Türk gencinin en zor dönemi olan ÖSS yılı resmi olarak başlıyor benim için. Ankara Üçler dershanesindeyim eğer orda olup da bunu okuyan varsa diye yazıyorum. Haftanın 6 günü dershanede olacağım için blog sık sık aksayacak ama elden bir şey gelmiyor. Hatta bahar gibi muhtemelen bilgisayarı sökeceğim, o yüzden de uzun bir ara vermek zorunda kalacağım. Neyse artık yapacak bir şey yok çalışacağız bu sene.
*Şu sıralar Michael Phelps ve Usain Bolt hastası olmayanı dövüyolarmış. Hasta olunmayacak gibi değiller ama.
*Elvan da rezilleri oynadığımız olimpiyatta yüzümüzü biraz olsun güldürdü. İzleyemedim yarışı ne yazık ki.
*Fotospor gazetesinin merkezini gördüm İstanbul'da. Kapıya döşemiş babalar "Efsane Fotospor" diye. Bir sürü de gazate çerçeveletmişler girişe. Kardeşim bari onları düzgün,tutmuş haberlerden yapsaydın. Dev gibi "Fred Fener'de" yazan gazeteyi falan asmışlar. Tövbe tövbe.
*Ahmedinejad trafiğin içine gerçekten de etti bu arada.


Evet Galatasaray ve Fenerbahçe'den sonra Beşiktaş da yeni sezon formalarını piyasaya sürdü. Dikkat çekenler tabii ki enine çizgili olanlar. Siyah- gri olanı ben beğenmedim açıkçası. Antremanda giyilse daha uygun olur. Öyle bir forma yani. Siyah Beyaz enine çizgili bence güzel olmuş. Ancak Celtic forması gibi kolları ve arkayı da kapsayan bir bütün olsaymış (yani çizgiler bütün formada olsaydı) daha iyi olurmuş sanki. Biraz garip duruyor bu haliyle. 3. forma zaten bir klasik oldu artık. Bence en güzel forma da bu. Bu formada benim gözüme çarpan armanın son yıllarda çıkan kartallı amblem yerine eskisi gibi sadece amblemden oluşması. Bu haliyle daha güzel oluyor bence. Keşke diğer 3 formaya da aynı şeyi yapsalardı. Diğer beyaz forma da sade ve güzel bir forma. Yalnız tanıtımlarda bunun altına beyaz şort giymişlerdi. Öyle Bembeyaz iyi olmuyor. Bu formayı güzelleştirmek için altına siyah şort giymek lazım.

























Gerçekten enfes bir törendi. Hayatımda böyle bir görsel şölen gördüğümü hatırlamıyorum. Fotoğraflar izleyemeyenler için. Evet 2008 Olimpiyatları resmen başladı. Az çok bütün yarışmaları izleyecek olsam da esas ilgi alanlarım Basketbol, Futbol ve Boks dışında bir yarışmayı yorumlayacak birikimim olmadığı için fazla Olimpiyat yazısı olmayacak blogda. Belki resimler koyarım. Aslında futbolda çok heyecanlı bir olay yok. Esas 4 gözle beklediğim Basketbol maçları,boks müsabakaları ve 100-200 metre yarışları. Bir de tenisteki Federer-Nadal durumu tabii. Sporcularımızın yüksek performans göstermesi ve başarılı bir Olimpiyat geçirmeleri dileğiyle...