12 Haziran 2008 Perşembe

Boston Celtics 81 - Los Angeles Lakers 87

Allah'ın belası alarm çalmadığı için mi yoksa duymadığım için mi bilmiyorum..Ama uyanamadığım için maçı canlı izleyemedim.Skora bakmadan banttan izlerim diyordum,banttan verilen yayın saatiyle ders çakışınca onu da izleyemedim.4-1 kaybettiğimiz 2004 finallerinde sadece bir maçı onu da uyanamadığım için kaçırmıştım, o da kazandığımız tek maçtı.Yine aynı durum olursa kırarım yemin ediyorum kafamı.Özet dışında bir fikrim de olmadığı için uzun uzun yazamayacağım maçı. Saha Vujacic'e olan sevgim 3 kat daha arttı.Kobe de formunu bulmuş artık. 4. maçta Gasol ve Odom'dan daha etkili performanslar bekliyoruz.Celtics cephesinde ise Rondo ve Allen dışındakiler fazla ortada gözükmemiş anlaşılan. 4 maçı kazanıp Lakers a büyük bir darbe vurmak için çok daha hırslı olacaklardır muhtemelen. Murat Kosova'da maçta "bizim arabayı mı çekmişler" tarzında bir şey söylemiş galiba.Hey Allahım..

4. maç sabaha karşı 04.00 te. Tabii ki NTV yayınlıyor. 2 tane saat kurmak lazım.

Yunanistan 0 - İsveç 2

Bu maç hakkında fazla yorum yapmak istemiyorum. Bir önceki turnuvada futbol keyfimizin içine eden Otto Rehhagel' e de, sistemine de, bu futbol katillerine de çok iyi oldu. Ibrakadabra' ya ne kadar teşekkür etsek azdır.

OHHH BEEE

Hakemler: Massimo Busacca, Matthias Arnet, Stephane Cuhat (İsviçre)
Yunanistan: Nikopolidis, Antzas, Dellas (Dk. 70 Amanatidis), Kyrgiakos, Seitaridis, Katsouranis, Karagounis, Basinas, Torosidis, Charisteas, Gekas (Dk. 46 Samaras)
İsveç: Isaksson, Alexandersson (Dk. 74 Stoor), Mellberg, Hansson, Nilsson, Wilhelmsson (Dk. 78 Rosenberg), A.Svensson, D.Andersson, Ljungberg, H.Larsson, Ibrahimovic (Dk. 71 Elmander)
Goller: Dk. 67 Ibrahimoviç, Dk. 72 Hansson (İsveç)
Sarı kartlar: Dk. 1 Charisteas, Dk. 51 Seitaridis, Dk. 61 Torosidis (Yunanistan)

İspanya 4 - Rusya 1

Yine bir 19.00 maçı ve yine antreman yüzünden maça yetişememem. Yetti ulan artık. Evet bu ufak sezenişten sonra iki kelam etmek lazım maç hakkında. Raul'u almadığı için elime geçen her fırsatta salladığım Aragones (gerçi bu maçtaki oyuna bakarsak ihtiyacı var mıydı tartışılır) yine yaptı yapcağını.Kimsenin beklemediği bir anda Torres'i kenara aldı. 3. golden sonra Torres'e koşan Villa bir mesaj mı vermeye çalışıyordu acaba? Rusya oyunun belli bölümlerinde hakimiyet kursada beceriksizlikleri yüzünden bir türlü golü bulamadılar. İspanya -İsveç bu gruptan rahatça çıkar bana sorarsanız. İspanya 1. , İsveç 2. olur. Bu arada ilk defa geriye düşen bir takım gol buldu bu maçta.Bu durumun bu kadar geç olması ilginç bir durum. Olaya Erman Toroğlu tadında yaklaşırsak "demek ki gol yemeyeceksin arkadaş".

Stat: Tivoli Neu
Hakemler: Konrad Plautz, Egon Bereuter, Markus Mayr (Avusturya)
İspanya: Casillas, Ramos, Puyol, Marchena, Capdevila, Senna, Iniesta (Dk. 63 Cazorla), Xavi, Silva (Dk. 77 Xabi Alonso), Villa, Torres (Dk. 54 Fabregas)
Rusya: Akinfeyev, Anyukov, Kolodin, Shirokov, Zhirkov, Semak, Zyryanov, Semshov (Dk. 57 Torbinsky), Bilyaletdinov, Sychev (Dk. 46 Bystrov) (Dk. 70 Adamov), Pavlyuchenko
Goller: Dk. 20, 44 ve 75 Villa, Dk. 90 Fabregas (İspanya), Dk. 86 Pavlyuchenko (Rusya)

Alllaaaahh

İnternet problemleri nedeniyle yazılarımda geri kalmıştım. Kronolojik sırayı bozmadan gitmeye çalışıyorum ancak Arda 93 te koyunca gaza geldim. Çekler'i de yenip turu geçersek dediklerimi yemekten memnuniyet duyacağım. Ayrıca Semih, seni seviyorum.

11 Haziran 2008 Çarşamba

Hollanda 3 - 0 İtalya

Dünya Şampiyonu karizması nasıl yok edilir?İşte bu sorunun cevabını verdi portakallar. Onları bu turnuvanın favorilerinden biri olarak görmeme rağmen (gruptan çıkamaz diyenlerin aklını almak gerek) bu kadar etkili bir performans sergileyeceklerini tahmin etmiyordum. Aslında İtalya ezildi demek de yanlış çünkü İtalya'nın kaçırdığı çok net pozisyonlar var. İtalya bu kadar iyi oynayan bir takım karşısında bile bu kadar pozisyon bulabiliyorsa Fransa'nın bu rezalet oyununu 4 lemesi gerekir.Hollanda'da en çok beğendiklerim van Bronckhorst, bir diğer aslanım Sneijder ve van der Sar 'dı. Hayatı boyunca bu portakal rengi futbolculara ve taraftarlara inanılmaz bir sempati beslediğim için her golde sevinden uçtuğumu da söylemem gerekiyor. Ayrıca ilk golün net ofsayt olduğunu iddia edenler dışarıda yatan İtalyan oyuncuyu ya farketmediler ya da yabancı bir kanaldan izlerken yapılan yorumu anlamadılar diye düşünüyorum. En nihayetinde turnuva'nın şimdiye kadar ki en güzel maçını izledik. Hollanda'lılar bu kupaya ayrı bir renk katacak. Donadoni en az final bir ihtimal de yarı final dışındaki tüm sonuçlarda tekmeyi yer. "İtalyanlar Del Piero'ya kaldılarsa işleri zor" diyen Erman Toroğlu'nun Del Piero'nun bu sezon Serie A da gol kralı olduğundan haberi var mıdır acaba?

Stat: Stade De Suisse
Hakemler: Peter Fröjdfeldt, Stefan Wittberg, Henrik Andren
Hollanda: Van Der Sar, Ooijer, Boulahrouz (Dk. 77 Heitinga), Mathijsen, Van Bronckhorst, De Jong, Engelaar, Kuyt (Dk. 81 Afellay), Van Der Vaart, Sneijder, Van Nistelrooy (Dk. 70 Van Persie)
İtalya: Buffon, Panucci, Barzagli, Materazzi (Dk. 54 Grosso), Zambrotta, Ambrosini, Pirlo, Gattuso, Camoranesi (Dk. 75 Cassano), Toni, Di Natale (Dk. 64 Del Piero)
Goller: Dk. 26 Van Nistelrooy, Dk. 31 Sneijder, Dk. 79 Van Bronckhorst (Hollanda)
Sarı kartlar: Dk. 59 De Jong (Hollanda), Dk. 27 Toni, Dk. 35 Zambrotta, Dk. 51 Gattuso (İtalya)

Romanya 0 - Fransa 0

Turnuvanın şu ana kadar ki en dandik maçıydı bu maç kuşkusuz. 2. yarısına ancak yetişebildiğim ve ondan sonrasını izleyebildiğim için seviniyorum aslında. Domenech'in oynattığı futbolu beğenmem, kendisini de sevmem. Bu gidişle ölüm grubu Fransa'nın başını yer. Thierry Hnery form tutmazsa İtalya Fransa'yı devirir, Hollanda ile kol kola gruptan çıkar. Romanya' dan bir sürpriz bekliyordum açıkçası ama onlar da kaleye bir tane isabetli şut atamadılar. Yunanistan kılıklılar. Yerim böyle sürpriz adayını ben.

Stat: Letzigrund
Hakemler: Manuel Mejuto Gonzales, Juan Carlo Yuste Jimenes, Jesus Calvo Guadamuro
Romanya: Lobont, Contra, Goian, Tamas, Rat, Chivu, Radoi (Dk. 90 Dica), Cocis (Dk. 63 Codrea), Daniel Niculae, Nicolita, Mutu (Dk. Marius Niculae 78)
Fransa: Coupet, Sagnol, Thuram, Gallas, Abidal, Ribery, Makelele, Toulalan, Malouda, Benzema (Dk. 77 Nasri), Anelka (Dk. 72 Gomis)
Sarı kartlar: Dk. 27 Daniel Niculae, Dk. 40 Contra, Dk. 43 Goian (Romanya), Dk. 51 Sagnol (Fransa)

Almanya 2 - 0 Polonya

Polonya basınının "geçmişin hesabını sorma zamanı" konseptli kelle avcılığı gazlaması aslanım Podolski' nin 2 tane çakması ile sonuçsuz kaldı. Turnuvada ilk 2 günün en güzel maçıydı diyebiliriz. Almanlar bildiğimiz gibiydi. Benim turnuvadaki en büyük favorim olduğunu zaten daha önce söylemiştim. Onları tuttuğum için demiyorum gerçekten kupaya en yakın duran taraf şu anda. En azından final oynarlar diyelim. Polonya ise özellikle ilk yarıda gösterdiği direnci Avusturya ve Hırvatistan maçlarında gösterirse gruptan çıkma ihtimali var. Özellikle ilk maçta bekleneni veremeyen Hırvatistan karşısında oynayacakları maç çok önemli. Almanların ise dediğim gibi yolu açık.

STAT: Wörthersee
HAKEMLER: Tom Henning Ovrebo, Geir Age Holen, Erik Raestad (Norveç)
ALMANYA: Lehmann, Lahm, Metzelder, Mertesacker, Jansen, Fritz (Dk. 55 Schweinsteiger), Ballack, Frings, Podolski, Gomez (Dk. 75 Hitzlsperger), Klose (Dk. 90 Kuranyi)
POLONYA: Boruc, Golanski (Dk. 75 Saganowski), Bak, Zewlakow, Wasilewski, Krzynowek, Dudka, Lewandowski, Lobodzinski (Dk. 65 Piszczek), Smolarek, Zurawski (Dk. 46 Guerreiro)
GOLLER: Dk. 20 ve 72 Podolski (Almanya)
SARI KARTLAR: Dk. 64 Schweinsteiger (Almanya), Dk. 40 Smolarek, Dk. 60 Lewandowski (Polonya)

Avustuya 0 - 1 Hırvatistan

Yine mangal olaylarına bulaştığımdan bu maçı izleyemedim. Avusturya beklenenden çok iyi bir performans göstermiş anlaşılan. Erken gelen gol Hırvatlara yaramamış. O performansla en az 1 puanı hak etmişti Avusturya, bu saatten sonra işleri çok zor. Hırvatistan benim ilgimi çeken ve sürpriz yapmasını beklediğim bir takımdı; ancak böyle oynamaya devam ederlerse sürpriz mürpriz yapamazlar. En fazla çeyrek final.

Stat: Ernst Happel
Hakemler: Peter Vink, Adriaan Inia, Hans Ten Hoove (Hollanda)
Avusturya: Macho, Proedl, Pogatetz, Stranzl, Standfest, Aufhauser, Ivanschitz, Saeumel (Dk. 61 Vastiç), Gercaliu (Dk. 69 Ümit Korkmaz), Harnik, Linz (Dk. 74 Kienast)
Hırvatistan: Pletikosa, Corluka, Robert Kovaç, Simuniç, Pranjiç, Srna, Modric, Niko Kovaç, Kranjcar (Dk. 61 Knezeviç), Oliç (Dk. 82 Vukojeviç), Petriç (Dk. 72 Budan)
Gol: Dk. 4 Modric (penaltı)
Sarı Kartlar: Dk. 3 Pogatetz, Dk. 21 Saumel, Dk. 68 Prödl (Avusturya), Dk. 51 Robert Kovaç (Hırvatistan)

TT Net senin ta...

Birkaç gündür internet bağlantısında yaşadığım sorun nedeniyle blogu güncelleyemedim. Geri kaldığımın farkındayım; ancak sorun halloldu. Aradaki farkı kapatmak lazım.

Los Angeles Lakers 102 - Boston Celtics 108

"A comeback that will be forgotten"

Evet böyle diyordu nba.com bu maçın ardından. Gerçekten de kazanamadığınız sürece 24 değil 40 sayıdan da geri gelseniz performansınız unutulmaya mahkumdur. Tarhi sadece kazananları yazar çünkü. Aslında Lakers maç daha agresif başlamıştı ama çok geçmeden Boston ipleri eline aldı. İlk çeyreğin yarısından son çeyreğe kadar maçı istedikleri gibi götürdüler ve farkı 24'e kadar çıkardılar. Burada Leon Powe' dan bahsetmeden olmaz. Yedeğin yedeği konumundaki bu eleman attığı 21 sayı ile maçı Celtics' e getiren isimdi (muhtemelen kariyer rekorudur bu ama emin değilim tam). 16 asist yapan Rondo da önemli bir faktördü tabii. Lakers son çeyreğin bitimine 8 dakika kala bütün maç göstermesi gereken performansı göstermeye başladı. Bu çabaya atılan üçlükler de eklenince fark eridi. Boston'ın son çeyrek sendromu da yine sahadaydı. Çok büyük hatalar yaptılar. 24 sayı olan fark 40 saniye kala bir anda 2' ye inmişti ; ama Pierce en kritik anda faulu yaptırıp farkı 4' e çıkardı. Sonraki hücumda Sasha Vujacic bloğu yiyince Lakers tarih yazma fırsatını elinden kaçırmış oldu. Yine de sabahın köründe bu geri dönüş ile beni zıp zıp zıplatan bu oyunculara teşekkür etmek lazım. Bu gayreti biraz daha erken gösterseler maçı almamaları için hiçbir neden olmazdı. Seri bundan sonra Los Angeles' a taşınacak ve ben o 3 maçtan Lakers'ın en az 2 galibiyet çıkaracağına inanıyorum. Bu durumda Kobe Boston'a yeniden dönüşte kamikaze oyununa geçebilir. Eğer 3 te 3 yaparsa keyfime diyecek olmaz işte

9 Haziran 2008 Pazartesi

River Şampiyon

Estudiantes'in puan kaybettiği haftada Olimpo' yu 2-1' le geçerek Clausura' yı 1. bitirmeyi garantilediler. Toplamda 33. şampiyonluğunu oldu bu River Plate' in. Fazla takip etmesem de her zaman Boca' ya tercih edeceğim bir takımdır. Helal olsun.

8 Haziran 2008 Pazar

İsviçre 0 - 1 Çek Cumhuriyeti

Ne yazıkki maçı izleyemedim. Tek söyleyebileceğim İsviçre beklenenden çok daha iyi bir performans gösterdiği ; ancak Çekler 'in buldukları tek tehlikeli atakta golü atıp 3 puanı almayı başardıkları. Frei' ın turnuvayı kapattığı söyleniyor. İsviçre bu mağlubiyet ve Frei'ın kadrodan çıkması göz önünde bulundurulursa turu "nah" geçer diyebiliriz artık. Yazık oldu onlara.

STAT: St. Jakob-Park
HAKEMLER: Roberto Rosetti, Alessondro Griselli, Paolo Calcagno (İtalya)
İSVİÇRE: Benaglio, Lichtsteiner, Mueller, Senderos, Magnin, Behrami, Gökhan İnler, Fernandes, Barnetta, Frei (Dk. 46 Hakan Yakın), Streller
ÇEK CUMHURİYETİ: Cech, Grygera, Ujfalusi, Rozehnal, Jankulovski, Sionko, Jarolim, Galasek, Polak, Plasil, Koller (Dk. 56 Sverkos)
GOL: Dk 70. Sverkos (Çek Cumhuriyeti)

Portekiz 2 - 0 Türkiye

"Türk Milli takımını da oyuncularını da tanımıyorum."
C. Ronaldo

"Maçta en çok kimi beğendiniz hocam ?"
"Direkleri beğendim"
Melih Şendil - Rıdvan Dilmen

Aslında maç üzerine fazla bir şey yazmak istemiyorum. Turnuvanın en zayıf takımı olarak gösterilen Avusturya bugün Hırvatlar karşısında döktürürken turnuvanın en zayıf halkası biz değiliz dünki Ay yıldızlı elemanlar dediler. Kazım Kazım ve biraz da Aurelio dışında kimseyi beğendiğimi söyleyemeyeceğim. Direkler olmasa halimiz ne olurdu merak ediyorum. İnsanlar bu turnuvaya renk katacağımızı söylüyorlardı. Bu oyun sistemiyle turnuvaya gerçekten de ütopik renkler katabiliriz. Hala hiçbir şey bitmedi, inanmalıyız diyen arkadaşlara varsa,benden bir bira.

Birde saygın gazetelerinin sitelerinde bu turnuvada Türklerin desteklenmesi gerektiğini, çok çılgın bir takım olduğumuzu falan yazan İngiliz hıyarlar bu maçı izleyince ne düşünmüşlerdir merak ediyorum.

STAT: Stade de Geneve
HAKEMLER: Herbert Fandel, Carsten Kadach, Volker Wezel (Almanya)
PORTEKİZ: Ricardo, Bosingwa, Pepe, Carvalho, Ferreira, Petit, Joao Moutinho, Cristiano Ronaldo, Deco (Meira dk. 90+2), Simao (Raul Meireles dk. 83), Nuno Gomes (Nani dk. 69)TEKNİK DİREKTÖR: Luiz Felipe Scolari
TÜRKİYE: Volkan, Hamit Altintop (Semih Şentürk dk. 76), Gökhan Zan (Emre Aşık dk. 55), Servet, Hakan Balta, Kazım, Mehmet Aurelio, Emre Belözoğlu, Tuncay, Mevlüt (Sabri dk. 46), Nihat
TEKNİK DİREKTÖR: Fatih Terim
GOLLER: Pepe (dk. 61), Raul Meireles (dk. 90+3)