27 Mayıs 2008 Salı

Kral'ın vedası..

Adnan Polat'ın yönetime geri dönüşünden beri Hakan Şükür'ü dışlama politikası içindeydi Galatasaray.Sonuçta emellerine ulaştılar.Aslında başlığa bakınca insana güzel bir veda olmuş gibi geliyor.Öyle olmadı tabii.Zaten bu kulüp hangi efsanesine hakettiği gibi bir elveda dediki? Hagi, Popescu, Arif, Ergün ve tabii Bülent Korkmaz.Bu adamların -özellikle de Bülent'in-Galatasaray'dan nasıl ayrıldığını herkes biliyor.

Galatasaray'lı olsam odamda posterinin bulunacağı ilk futbolcuydu Hakan.En çok saygıyı her zaman ona duydum."Aman da Fethullah bik bik" diyenlerle işimiz hiçbir zaman olmadı zaten .Biz futbolu izledik,futbolu konuştuk.
Ortada bir gerçek varsa o da bu adamlara yapılan ayıptır.

Evet zamanı gelmişti; ama böyle mi olmalıydı?Dedik ya zamanında yaka paça kulüpten yollanan,en ufak bir onurlandırma yapılmayan efsane çok gördük diye.O da gitti en sonunda.Gitmek zorunda bırakıldı.Kırgındı.

Dedikleri gibi Vefa sadece İstanbul'da bir semt değil.

Bülent abi(aceto) bu konuda belki de yazılabilecek en öz ama en manidar cümleleri yazmış.
Gerçekten de o yol yıkılalı çok oldu...

H.Şükür:"Ben gelecekle ilgili planlarımı yapmamıştım bugüne kadar. 15 gündür hep böyle gazeteden, saman altından, 3-5 kişiye birşeyler söylediler. Bunların üstüne bir de Kalli'nin açıklaması gelince... Dün ben Kalli ile de konuştum. Bir şey daha söyledi. Ondan sonra ben de kararımı verdim."

Hoşçakal Kral,ezeli rakiplerin bile seni her zaman saygıyla anacak...

Ama keşke taraftarlarının sana bağırdığı gibi,seni çekemeyenlerin suratına tükürerek gitseydin..

Hiç yorum yok: